‘Kendi Filmini Kendin Yap’ Dijital Film Yapımına Giriş

Temmuz 12, 2007 at 5:31 pm Yorum yapın

avatar_xl.jpgDünyanın hiçbir ülkesinde insanlar yemek için aldıkları sebze ve diğer malzemeleri ayıklamadan, temizlemeden, kesmeden, doğramadan yemek yapmazlar. Önce alınan malzemeler bir güzel temizlenir, ayıklanır sonra yemek tarifindeki sıraya göre pişirilir ve afiyetle yenir.

Fakat ülkemizde bu sıralama dijital video işlemede maalesef geçerli değildir. İnsanlar analog olsun, dijital olsun kendi video kameraları ile çektikleri görüntüleri, üzerlerinde hiçbir işlem (makaslama, kırpma, görüntü üzerine yazı bindirme, görüntü üzerine fon müziği bindirme ve bunlar gibi bir çok işlem) yapmadan küt diye CD’ ye aktarırlar. Bunu kendileri yapabileceği gibi “video kasetleriniz CD’ ye aktarılır” veya “video kameralarınız CD’ ye aktarılır” tarzında ilan veren üçüncü kişilere de yaptırabilirler.

Sonuçta ortaya çıkan ürünün kalitesini malzemesi temizlemeden, kesilip, doğranmadan yapılan yemeğin vereceği tada benzetebiliriz. Çünkü bu ürüründe istenmeyen kareler, gürültüler, engellenemeyen yanlış kamera çekimleri ve bütünlüğü bozan diğer hususlar ağır basacaktır.

Dijital video işleme hakkındaki yanlış ve yersiz yaklaşımları açıklamaya devam edelim. Günümüzde, hemen hemen bir çok ailede fotoğraf makinelerinin yerini video kameralar ve dijital fotoğraf makineleri almaktadır. Önceleri analog fotoğraf makineleri ile çektiğimiz resimleri bir fotoğraf stüdyosunda tab ettiriyorduk. Şimdilerde ise dijital fotoğraf makinesi ile çektiğimiz resimleri USB’ den bilgisayara aktarıp kendimize ait fotoğraf arşivleri oluşturuyoruz.

Aynı durum video kameralarla çektiğimiz görüntüler içinde geçerli. Fakat bana göre işin içinde biraz profesyonellik koktuğu için gördüğüm kadarı ile kimse buna sıcak bakmıyor. Yani kendi video çekimlerini kendileri işlemeye yanaşmıyorlar. Şu aşamada böyle düşünmelerinin elbetteki kendilerine göre haklı önyargıları vardır. Bu önyargılardan başlıcalarını açıklayalım.

Önyargı 1; Video işleme profesyonel insanların işidir. Hayır, kesinlikle yanlış. Temel kurgu bilgisi ve kullanılacak dijital kurgu programının elverdiği ölçüde profesyonel düzeyde projeler geliştirmek sadece sizin hayal gücünüzle sınırlıdır. Abartmıyorum, her düzeyde bilgisayar kullanıcısı sahip olduğu video kamera, capture kartı ve bilgisayarı ile istediği her türlü projeyi geliştirebilir. Minik gayretler ve olaylara bakış açısındaki esneklik ile her kullanıcı kendi şarkı klibini ve hatta kendi filmini dahi çekebilir ve gösterime hazır hale getirebilir.

Önyargı 2; Video işleme aygıtları pahalı, uzmanlık isteyen makinelerdir. Burada söz edilen makineler genelde donanım destekli canlı yayın cihazlarıdır. Bizim bunlarla pek işimiz olmayacak. Çünkü zaten bunların her biri ayrı ayrı amaçlara yönelik cihazlardır ve genelde bilgisayardan bağımsız çalışırlar.

Önyargı 3; Evimde, kendi bilgisayarımda video işleme yapabilir miyim? Neden olmasın. İhtiyacınız olanlar aşağıda açıklanacağı üzere capture kartı, kurgu programı, video kamera veya başka bir video kaynağı ve biraz da istekten ibaret. Hepsi bu kadar.

Önyargı 4; Video işleme ile ne yapabilirim ki? Dilediğiniz her türlü projeyi gerçekleştirebilirsiniz. Belgeseller, klipler, tanıtım filmleri, sunumlarınız için gerçek görüntüler ve daha bir çok seçenek ortada.

Örneğin, bir dakikalık 100 barış filmi tarzındaki çalışmaları ufak gayretlerle sizlerde hazırlayabilirsiniz. İlk denemelerinizde aile anılarınızı, gezilerinizi, çocuğunuzun çekimlerini veya nikah törenlerindeki video görüntülerini kullanabilirsiniz. İstediğiniz herhangi bir görüntüyü kullanmakta serbestsiniz. Sanırım kafanızdaki video işleme ile ilgili soru işaretleri yavaş yavaş azalmaya başladı.

Şimdi lafı fazla dolaştırmadan video işleme için ihtiyacımız olanları açıklayalım.

· Bilgisayar Fiyat listelerinde geçen “pro”, “multimedya”, “full donanım” gibi isimlerle adlandırılan performansta bir makine işinizi oldukça kolaylaştıracaktır. Çünkü dijital kurgu programları da 3DMax, Lightwave gibi bilgisayar performansını tam kapasite ile kullanan yazılımlardandır. Fakat kendi makinenizin de şu aşamada yeterli olacağından eminin. Örneğin, benim makinelerimden biri P III 450 MHz -192 MB Ram ve istediğim bir çok işlemi yerine getirebiliyorum.

· Capture kartı Capture (kepçır diye okunur) bir şeyin yakalanarak kaydedilmesi demektir. Video işlemede ise capture, video kamera veya başka bir video ve ses kaynağından, video ve ses bilgisinin bilgisayara aktarılması demektir. Capture kartı da bu işi yapmamıza yarayan kartlara verilen ortak bir isimdir. Piyasada bulunan MPEG kartları, Firewire kartları ve bazı TV kartları ile capture işlemini hallederiz. Firewire kartları günümüzde DV (dijital video) video kamerası olanlar için en ideal capture çözümü olacaktır.

· Ses kartı, mikrofon, hoparlör, kulaklık ve kulağa hitap eden diğer cihazlar. Bu cihazlar zaten hepimizin sahip olduğu ortak cihazlardır.

· Ve son olarak en önemlisi kurgu programları. Video kamera ile kafanızdaki projeyi gerçekleştirmek için çekimleri yaptınız, görüntüleri bilgisayara aktardınız ve kurgu programında düzenlemeye başladınız. Burada bilinçli veya bilinçsiz olarak seçtiğiniz kurgu programının rolü başlayacaktır.

Dünyada yaygın olarak kullanımda olan 10 ile 20 arasında dijital kurgu programı mevcut. Bunlardan MediaStudio Pro, Adobe Premiere, Final Cut Pro ve Pinnacle Studio ilk akla gelenler arasında.

Kamera ile Görüntü Alma: Kamera ile çekim yapmak istediğiniz piyasada bulunan birçok model işinizi görebilir. Ancak tercihinizi dijital ya da mini dv kameralardan yana yaparsanız firewire (i-link) çıkışının olmasına dikkat edin. Dijital bir video kamera satın aldığınızda çektiğiniz görüntüleri hızlı bir şekilde bilgisayara aktarma şansına sahipsiniz demektir. Eğer analog bir video kameranız varsa bir işlem daha yapmanız, analog görüntüleri dijitale çevirmeniz gerekiyor. Bu işi yapan cihazlara örnek olarak RT Mac ve Dazzle DV Bridge’i verebiliriz. Bizde kendi filmimizi çekerken analog bir kameraya sahiptik ve kasete çektiğimiz görüntüleri Dazzle yardımıyla bilgisayara aktardık.

VİDEO KURGU

Video montaj konusunda oldukça başarılı yazılımlar var. Ancak bunlar arasından öne çıkan iki yazılım Final Cut Pro ve Adobe Premiere. Bunun dışında Avid Express de ön saflarda yer alan dikkate değer bir video editing yazılımı. 10 yıllık geçmişi olan ve Hollywood gibi büyük film stüdyoları tarafından da tercih edilen bir editing-compositing yazılımı olan Avid Xpress, tahmin edebileceğiniz gibi bu büyük stüdyolar için üretilmiş olup, sadece Avid sistemlerinde çalışıyor. Daha sonra son kullanıcıyı da düşünen Avid firması, programın Avid Xpress DV versiyonunu piyasaya sürdü. Donanımdan ve platformdan bağımsız olarak çalışan programın Education (eğitim) sürümünün fiyatı yaklaşık 1,500 dolar civarlarında seyrediyor.

Adobe Premiere ise daha çok son kullanıcı düşünülerek hazırlanmış bir yazılım. Final Cut Pro ve Avid Xpress DV’den en büyük farkı ise sadece editing işlemi için üretilmiş olması. Adobe firması compositing işlemi için bu programla bütünleşik olarak çalışan Adobe After Effects programını üretti. Bu iki program da donanımdan ve platform dan bağımsız olarak çalışıyor. Final Cut Pro’yu Ad Biri Apple diğeri de Adobe tarafından piyasaya sürülen oldukça kullanışlı yazılımlardan Final Cut Pro’yu yazımız içerisinde ağırlıklı olarak ele alıyoruz. Bunun yanında DVD yazılımı Studio Pro’ya da ihtiyaç duyacağız.

Bunların dışında dijital amatör çalışmalar için Media Studio Pro Video Editör programını kullanabilirsiniz. En az Final Cut ve Premiere kadar beğeneceğinize eminim.

Eğer daha amatör bir çalışma yapmak istiyorsanız iMovie veya iDVD’den de yararlanabilirsiniz.

Final Cut Pro: Final Cut Pro ile video kurgu işlemine girmeden önce onu daha yakından tanımak gerekiyor. Bunun için de bu yazılımın doğuşunu anlatarak ilerlemek istiyoruz.

Video editing ve compositing konusunda gerçekleştirilen en büyük gelişme, Apple tarafından 1995 yılında IEEE 1394 veya bilinen diğer adıyla FireWire standartının belirlenmesiyle gerçekleşti. Bu standart sayesinde iki farklı ortam arasında aktarım hızı saniyede 400 Megabit hıza ulaşmıştı. Video gibi her bir karesinde 720×576 (PAL sistemler için) ve 72 dpi çözünürlüğünde bilgi içeren bir dosyayı real-time yani saniyede 25 frame hızında bilgisayara aktarabilme imkanı FireWire sayesinde gerçek oldu. Bu gelişmenin takibinde bilgiyi dijital olarak saklayabilme yeteneğine sahip ve şu an birçok farklı formatı bulunan dijital kameralar üretilmeye başlandı.

Video editing işlerinde bu standartın yaygınlaşması düşüncesiyle yola çıkan Apple bir süre sonra Final Cut Pro programının haklarına sahip oldu. Daha sonra programı Macintosh sisteminin tüm kaynaklarını doğru olarak kullanan bir program haline getirdi. Bu da Final Cut Pro’yu rakiplerinin bir adım önüne çıkardı. Yeni sürümlerinde bu tam uyumluluk özelliği daha çok öne çıkmaya başladı. Örneğin, Final Cut Pro 3’ün G4-500 ve üzeri işlemcilere sahip sistemlerde bazı filtrelerin ekstra herhangi bir video karta ihtiyaç duymadan real-time çalışması gibi artıları bulunuyor. Bu gibi özellikler, üretilen yeni bir Apple sistemini, içerisinde sadece programı eksik olan bir video kurgu sistemi haline getiriyor demek yanlış olmaz. Bir de sistemlerde DVD-Writer olduğunu ve DVD üretimi için yine Apple tarafından üretilen ve Final Cut Pro ile tam uyum içinde çalışan DVD Studio Pro programını sisteminize eklediğinizi düşünürseniz, bir Power Mac G4 ve iki yazılım sayesinde tam teşekküllü bir video stüdyosu kurdunuz demektir. Bundan sonra yapacağınız yatırımlar sadece sistemi hızlandırmak veya diğer video standartlarını da kullanılabilir hale getirmek olacaktır. Şu anda Avrupa ve Amerika’da bulunan birçok küçük çaplı video stüdyosu bu sistemi kurma yoluna gidiyor. Peki Final Cut Pro’nun yetenekleri nelerdir ve kullanımı ne kadar kolaydır? Bu soruları cevaplayabilmek için programı biraz da olsa tanımamız gerek.

Arayüz : Bir programın kullanımını en çok etkileyen faktör ara yüzüdür demek yanlış olmaz. Kullanıcı, kullanmak istediği her türlü aracı (tool) devamlı önünde açık olarak görmek ister. Bazı programların arayüzü kullanımını gerçekten zorlaştırmaktadır. Zor arayüzlere örnek olarak Macromedia Director ve Adobe After Effects yazılımlarını gösterebiliriz. Bu yazılımlarla çalışırken, eğer yazılımla ilgili ciddi bir tecrübeye sahip değilseniz, üst üste gelmiş pencereler arasında kaybolup gidersiniz. Final Cut Pro ise Apple firmasının artık felsefesi olmuş arayüzde şıklık ve kullanım kolaylığı konusunda örnek bir programdır. Video kurgu gibi birçok tool’a ihtiyaç duyan bir program olmasına rağmen her şey yerli yerinde ve sadece bir tık uzağınızdadır. Ayrıca kullanım amacınıza göre farklı arayüz şablonlarına da sahiptir.

Final Cut Pro, dört ana pencereden oluşuyor: Viewer, Canvas, Timeline ve Browser. Her türlü işlem bu dört pencere kullanılarak gerçekleştiriliyor. Browser penceresi, projede kullanılmakta olan video-clip, ses, görüntü dosyalarınızı içerir. Bunun dışında Effects kulakçığı sayesinde sahip olduğunuz filtrelere ulaşıp herhangi birini sürükle-bırak tekniğiyle filminiz üzerinde uygulama şansına da sahipsiniz. Viewer penceresi ise browserda veya filminizde bulunan materyalleriniz üzerinde uygulayacağınız filtrelere veya işlemlere ait değişkenlere müdahele etme ve sonucunu görme imkanı veren bir penceredir. Pencerenin altında bulunan kısım ise videoyu kontrol etmeye yardımcı olur. Benzer bir pencere olan Canvas, timeline’da bulunan filminizin tamamını gösterir. (Timeline tüm video editing programlarında bulunur.)

Digitizing: Final Cut Pro’ya Firewire’ı kullanarak görüntü almak çok kolaydır. File menüsünde yer alan “Log and capture” seçildiğinde bir pencere açılır. Bu pencere sayesinde video kameranız üzerinde her türlü kontrole sahip olursunuz. Filminizi ileri geri oynatabilir ya da dondurup sadece image alabilirsiniz. Yapmanız gereken tek şey “now” butonuna basmak ve istediğiniz clip’i almak. Son kullanıcı için bu kadar basit bir işlemle capture işlemi gerçekleştirilebilmesinin yanında profesyonel kullanıcı için batch capture özelliği de bulunuyor. Bu özellik sayesinde filminizi baştan sona seyredip değişik filminizdeki in-out noktalarını girerek / tanımlayarak ve bunlara istediğiniz isimleri ve notlarınızı da ekleyerek, tamamı bittikten sonra capture işleminizi gerçekleştirebilirsiniz. Bu da büyük projeler üzerinde kontrolü sağlamayı kolaylaştırır. Öte yandan Final Cut Pro birçok video ve görüntü formatlarını tanımakta ve import edebilmektedir. Ayrıca Photoshop’a ait olan psd dosyalarını layerları ile alabilir.

Editing : Final Cut Pro birçok edit tool’unu içeriyor: three-point editing, slip editing, rolling and ripple edits bunlardan birkaçı.

Hem fare hem de klavye tabanlı olarak edit işlemlerini gerçekleştirebiliyor. Bunun anlamı, yeni başlayanlar klavyeye hiç dokunmadan sadece fare ile edit işlemini yapabilecekleri gibi bu tür işlemleri hızlı bir şekilde gerçekleştirmeyi düşünen video editörler için keyboard layout da bulunmaktadır. Piyasada profesyonellere yönelik Final Cut Pro için özel üretilmiş fare ve klavyeler satılmaktadır. Bu sayede eski linear sistemlerle çalışmayı alışkanlık edinmiş olan kullanıcıların da bu yeni sistemi kullanırken yabancılık çekmemesi hedeflenmiş.

Compositing: Compositing işlemleri için gerekli olan görüntüye yazı yazma, sabit veya akan yazılar, renk düzeltme / chromakeying gibi birçok filtre, Final Cut Pro ile birlikte gelmektedir.

Filmi büyütmek, kesmek, opacity’sini değiştirmek gibi işlemleri gerçekleştirmek için viewer penceresinde motion kulakçığının altında bulunan özellikleri açmanız gerekir. Daha sonra Timeline’da bulunan filminizi bu pencereye sürüklersiniz. Buradaki değerlerde istediğiniz değişikleri klavye ile sayısal olarak veya mouse yardımı ile yapabilirsiniz. Bütün bu değişikliklere keyframe’ler tanımlayabilirsiniz ve bunlar sayesinde filtrenin farklı zamanlarda farklı etkiler yaratmasını sağlayabilirsiniz.

Bunun dışında yine profesyonellerin ihtiyaçlarını karşılayacak olan Color Correction, gibi filtrelerde Final Cut Pro ile birlikte gelmektedir. Ayrıca After Effects için üçüncü parti firmalar tarafından üretilmiş olan birçok filtre Final Cut Pro tarafından desteklenmektedir. Bunların yanında FXBuilder sayesinde kolay bir şekilde profesyonel kullanıcılar kendi filtrelerini kendileri üretebilir.

Output : Final Cut Pro, QuickTime tabanlı çalıştığından Quicktime’ın desteklediği bütün video codec’leri destekler. Bunun dışında eğer bilgisayarda DVD Studio Pro programı bulunuyorsa filminizi kolaylıkla MPEG2 olarak kaydedip DVD’nize yazabilirsiniz.

Video Kurgu / Montaj : Yazılıma daha yakından baktıktan sonra şimdi de uygulama aşamasına geçerek kendi filmimizi montajlayacağız. Film üzerinde video kurgu yapabilmek için öncelikle çektiğimiz filmi parça parça arayüze yerleştiriyoruz. Bundan sonra adım adım ilerlemekte fayda var.

1 Kendi filminizi kaç parça çekeceğinize konuya ve süreye göre siz karar verebilirsiniz. Biz kendi filmimizi beş parça halinde çekmiştik. Bu görüntüleri bilgisayara aktardıktan sonra parçaların her birine isim vererek Final Cut Pro’nun browser’ına yerleştiriyoruz. Film parçalarına “dedektif, telefon, harita, devam, paramount” gibi isimler verdik. Bu isimler bize sahnenin hangi görüntüyle başladığını hatırlatıyor.

2 Eğer elinizde bitmiş bir film varsa bunu da Final Cut Pro’da parçalayabilirsiniz. Daha önce de belirttiğimiz gibi ekranın sol tarafında bulunan Viewer’dan gerekli ayarları yapıp bu işlemi gerçekleştirebilirsiniz. Filmin kendisi ise sol pencerede bulunan Canvas’tan izlenebiliyor.

3 Filmin montajına baş tarafına yazılacak yazılarla giriyoruz, yani bir “title” oluşturacağız. Biz kendi filmimizde paramount isimli parçayı açtık ve sonra da browser içerisinde Effects bölümüne girerek Video Generators’a geliyoruz. Buradan Text bölümüne girerek efektimizi seçiyoruz ve TimeLine üzerinde bulunan parçaya ekliyoruz.

4 Sample Text yazısı Canvasta gözüktü. Biz kendi filmimizin başlangıcında “Film by Mezunlar” yazısının görünmesini istedik. İkinci aşamada filmimizin ismini “Sapık” olarak yazıyoruz. Bunun için viewer içerisinden Controls sekmesine tıklayın ve istediğiniz yazıyı yazın.

5 Sol tarafta bulunan viewer penceresinden yazı üzerinde istediğiniz ayarları yapabilirsiniz. Biz “Film by Mezunlar” yazısının başlangıçta güçlü, sonra da zayıf olarak gözükmesini istiyoruz. Bunun için timeline’da keyframeler yaparak distortion ve opacity ayarlarını gerçekleştiriyoruz. Böylelikle yazının kaç saniye gözükeceğine, ne zaman yazının çözünürlüğünün düşük olacağına karar verebiliyorsunuz.

6 Şimdi filmin diğer parçalarına efektler vermeye sıra geldi. Biz “telefon” isimli film parçasına Cross Dissolve efektini uyguladık. Bunun için arayüzün sağ tarafında bulunan browser penceresinden Video Transitions> Dissolve> Cross Dissolve butonunu işaretleyin. Bu efekt sayesinde filmin bir parçasından diğerine yumuşak bir geçiş sağlanmış oluyor. Kendi filmimizde biz “telefon” isimli film parçasından “harita” isimli film parçasına Cross Dissolve efektiyle geçiş yaptık. Film parçalarının birbiri ardına gelmesi için Timeline’da sürükle bırak yöntemini kullanabilirsiniz.

7 Filmin sonunda ekranın siyaha dönmesini istediğinizde Fade Out efekti uygulayabilirsiniz. Bunun için opacity’yi düşürerek Fade Out Dissolve koymak gerekiyor. Bu efekt için render işlemi yapmak gerekiyor.

DVD’YE YAZMA

Final Cut Pro’da filmi montajladıktan sonra Apple’ın profesyonel kullanıcılar için ürettiği DVD Studio Pro programı yardımıyla filmimizi DVD’ye yazacağız. DVD Authoring yazılımı DVD Studio Pro, profesyonel kullanıcılar için üretilmesine rağmen kullanımı kolay bir program. Eğer ücretsiz olarak edindiğiniz iDVD sizi tatmin etmiyorsa bu yazılımı edinmekte tereddüt etmeyin. Şimdi filmimizi adım adım DVD’ye yazmaya başlayabiliriz.

1 Montajlanmış filmimizi DVD Studio Pro’ya aktarmak için Final Cut Pro’da MPEG2 olarak kaydediyoruz. Bunun için Save tuşuna bastıktan format’ı MPEG2’ye getirin. Film dosyamızı MPEG 2’ye çevirirken Avrupa standardı olan “PAL”i seçmek gerekiyor. Filmin DVD’ye aktarılması için toplam 9.5 megabit / saniyeyi geçmemesi gerekiyor. Öte yandan MPEG 2 formatının programda yer alması için Quicktime Pro’nun yüklü olması lazım.

2 DVD Studio Pro ses ve film dosyalarını ayrı ayrı yükleyerek Assets menusu içerisinde gösteriyor. Öncelikle sağ tarafta bulunan Property Inspector menüsünde DVD ayarlarını yapmak gerekiyor. Filmin ne kadar büyüklükte olduğu Estimated Size bölümünde yazıyor. Disc Media’yı 4.7 olarak (genelde piyasada satılan DVD bu boyuttadır) seçtikten sonra bölge kodunu (Region Code) belirliyoruz. All Region Selected’ı seçersek tüm bölgelerde DVD’nin açılmasını sağlayabiliriz. Bunun dışında CSS ayarını “On” olarak ayarlarsak DVD’nin kopyalanmasına da izin vermemiş oluruz.

3 Her bir film üzerinde işlem yapmak için Assets penceresinde bulunan dosyayı Graphical View’a taşıyoruz. Eğer ses dosyasını da bunun içine taşırsak ses butonu altında 1’in yazılı olduğunu görürsünüz.

4 Oluşturacağımız DVD için öncelikle bir menü dosyası hazırlamamız gerekiyor. Bunun için bir grafik yazılımına ihtiyacımız var. Photoshop’u açarak bir DVD menüsü oluşturuyoruz. Bunun 720×576 büyüklüğünde bir sayfa açarak üzerinde grafikleri oluşturuyoruz. Bizim oluşturduğumuz menüde “Filmi Başlat”, “Kamera Arkası” ve “Röportajlar” isminde üç bölüm bulunuyor. Bu bölümlerin her birine buton yaparak basıldığı zaman hangi efekti vermesi gerektiğine ve daha sonra da aktif hale gelen yazının hangi rengi almasını istediğinize bağlı olarak bir menü oluşturuyoruz.

5 Photoshop’ta oluşturduğumuz menüyü DVD Studio Pro’ya import ediyoruz.

6 “Menu” isimli dosyayı DVD Studio Pro’ya import ettiğimiz zaman diğer filmler arasında Assets bölümünde gözüküyor. Menu Track’ini de tıpkı filmler gibi View’a taşıyoruz.

7 Menu.psd dosyasına tıkladığınız zaman sağ tarafta bulunan Property Inspector bölümünde track’in özellikleri çıkıyor. Picture> Layer kısmından DVD menüsü açıldığı zaman hangi layerların gözükeceğini ayarlıyoruz. Biz oluşturduğumuz tüm layerların gözükmesini istedik.

8 Daha sonra sol alt tarafta bulunan “Add Button” tuşuna basarak ayarlamak istediğimiz layer’ı aktif hale getiriyoruz. Aktif hale getirdiğimiz layer hakkındaki bilgileri yine sağ pencereden (Property Inspector) izleyebilirsiniz. Bu pencere içerisinde Display’e gelerek layerların film üzerinde ne zaman görüneceğini, ne zaman aktif hale geleceğini ayarlayabilirsiniz.

9 Filmlerin (Tracklerin) içerisindeki işlemleri tamamladıktan sonra birbirleri arasındaki bağlantıyı ayarlamaya çalışıyoruz. Örneğin menu filminden sonra hangi filmin (kamera arkası, röportaj gibi) oynamasını istiyorsanız ona göre ilişkiyi kurmanız gerekiyor.

10 Her bir filmin üzerine geldiğiniz zaman Property Inspector bölümünde özellikleri gözükür. Örneğin Kamera Arkası.mov filmi bittiği zaman hangi filme (mesela, menu.mov olabilir) gitmesi gerektiğini property Inspector>General > Jump When Finished bölümüne girerek ayarlayabilirsiniz. Track’ler arasındaki bağlantıyı çizgilere bakarak da anlayabilirsiniz.

11 Herhangi bir filmi seyrederken sıkıldığınız zaman menü filmine geri dönmek isteyebilirsiniz. Bunun için yine Porperty Inspector penceresinden Remote Control ayarı yapmanız gerekiyor. Burada menu.psd’yi seçmeniz yeterli.

12 Ve sıra geldi DVD yazma işlemini gerçekleştirmeye… Bunun için iki yol var. Birincisi, genelde bu yol tercih ediliyor, File> Build Disc “Untitled Disc” seçeneğini işaretlediğiniz zaman oluşturduğunuz filmi disk üzerinde görebilir ve müdahale yapabilirsiniz. Daha sonra da Toast’u açarak yazabilirsiniz. İkinci seçenek olarak File>Build&Format Disc “Untitled Disc” tıkladığınızda ise filmi direkt olarak DVD’ye yazabilirsiniz.

Son Söz…

Biz üniversiteden mezun olduğumuzda, altı yık önce, kendi filmimizi yapmaya kalktığımızda yeni teknolojinin olanaklarını bu denli kullanamamıştık. Belki bunun için yıllarca sürecek bir eğitimin gerekliliğine inandığımızdan belki de teknolojinin bu derece ilerlememiş olmasından dolayı kendi filmimize ruhumuzu katamamıştık. Ama bugün işler daha kolay yürüyor. Etrafa çok paralar saçılmadan, kitaplar dolusu bilgi edinmeden de başarılı bir film çekilebiliyor. Bunun örnekleri de mevcut. Örneğin, Mayıs Sıkıntısı filminin yönetmeni Nuri Bilge Ceylan MacLine’a verdiği röportajda bol ödüllü bu filmi Mac’de montajladığını ve bunun onun yaratıcılığını kat kat artırdığını söylemişti. Darısı sizin başınıza…

Tunç Diptaş

About these ads

Entry filed under: - Kurgu, Kamera Arkası. Tags: .

DİJİTAL SİNEMA? NE OLUYOR DİJİTAL OLUNCA? Kurgu nedir?

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Trackback this post  |  Subscribe to the comments via RSS Feed


Kategoriler

Son Yorumlar

asinema on Sözlerin Ötesinde

Blog Stats

  • 162,412 hits

Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

%d blogcu bunu beğendi: