TÜRKİYE’DE BELGESEL SİNEMA

Temmuz 12, 2007 at 6:31 pm Yorum bırakın

vertov-negro.jpgTürkiye’de ki belgesel sinema çalışmalarını üç ayrı bölümde toplamak mümkündür.
1-) 1914-1950 dönemi
2-) 1950-1960 dönemi
3-) 1960 sonrası

1- İLK YILLARI (1914-1934)

Türkiye’de belgesel filmin başlangıcı konusunda kesin bir tarih vermek oldukça zordur. Ancak sinematografla kaydedilen ilk görüntülerin belge niteliğine sahip olduğu kabul edilirse, Türkiye’de çekilen ilk belgesel filmin, Ayastefanos’taki Rus anıtının yıkılışını gösteren film olduğu söylenebilir. 14 Kasım 1914 yılında bu görüntüleri kaydeden Fuat Uzkınay da ilk Türk belgesel filmci olarak kabul edilir. Bu filmin çekiminden 1 yıl kadar sonra 1915 yılında Merkez Ordu Sinema Dairesi kurulmuş, bunu 1917 yılında yarı askeri bir kurum olan Müdafaa-I Milliye Cemiyeti izlemiştir.
Merkez Ordu Sinema Dairesi 1915 yılında Çanakkale Savaşlarını yansıtan “Anagartalar Muharebesinde İtilaf Ordularının Püskürtülmesi, Galiçya Harekatı, Galiçya’da On dokuzuncu Süvari Müfrezesi” gibi belgeselleri çekmiştir.
1916 yılında çekilen “Sultan Reşat’ın Cenaze Merasimi”, “Vahdettin’in Cülus Alayı” ve “Vahdettin’in Kılıç Alayı” gibi filmler belgeselden çok haber niteliğindeki yapımlardır.1918 yılında İstanbul’un işgali üzerine, buradaki cihazlara el konulacağı düşünelerek hepsi Malul Gaziler Cemiyetine devredilmiştir.

Kurtuluş Savaşı’nın son yıllarında TBMM bünyesinde kurulan “Ordu Film Alma Dairesi” 1922 yılında, geri çekilen işgal ordusunun yol boyunca yaptıklarını görüntülemiştir. 1923 yılında ise Uzkınay, “Ordunun İstanbul’a Girişi” adlı belgesel filmi yapmıştır.
1922 yılında ilk özel Türk sinema ortaklığı olan Kemal Film kurulur. Muhsin Ertuğrul’un yönetiminde öykülü filmler çeviren ve Seden kardeşlerin kurduğu bu ortaklık, 1923 yılında “Zafer Yolları” nı çekmişlerdir.
Kurtuluş Savaşına ilişkin belgesel filmlerin kurgulanmasıyla elde edilen bu çalışmadan sonra 10 yıl sürecek bir duraklama dönemine girilecektir.

Ne yazık ki gekek 1. Dünya Savaşı, gerek Kurtuluş Savaşı sırasında hem Merkez Ordu Sinerma Dairesi’nin hem de Ordu Film Alma Dairesinin çektiği filmlerin büyük çoğunluğu hala işlenmeden Ordu Foto Film Merkezi arşivlerinde durmaktadır.

Müdafaf-I Milliye Cemiyeti ile Malul Gaziler Cemiyeti’nin çektiği filmlerin bir bölümü ise orduya devredilmiş, çoğu ise kaybolup gitmiştir. 1923-33 yılları arası Türk Belgesel sinemacılığı açısından ölü bir dönemdir. 1928 yılında İpek Filmin çektiği “Ankara Postası”na kadar bu dönemde öykülü film yapımı da durmuştur. 1933 yılında Nazım Hikmet Ran’ın çektiği “Düğün Gecesi” ile Hazım Hörmükçü’nün “Yeni, Karagöz”ü o gün için bir belgesel film olarak değerlendirilmese bile, bugün belge niteliği taşımaktadır.
1934 yılına Nazım Hikmet yine İpek Film adına “İstanbul Senfonis” ve “Bursa Senfonisi” adlı 2 film yapmıştır.

1934 yılında yapılan en önemli çalışma Matbuat Umum Müdürlüğü tarafından iki Rus yönetmen, Sergei Yutkevich’le Lev Oscarovich Arnstam’a yaptırılan “Türkiye’nin Kalbi Ankara” adlı belgesel filmdir.
Aynı yıl Ha-Ka Film, ünlü Rus kurgucu Ester Shub’dan yararlanarak 3 yılda tamamlanan “Türk İnkilabında Terakki Hamleleri” adlı filmi yaptı.
Bundan sonra Türkiye’de 1950’ye gelininceye kadar belgesel sinema alanında ciddi tek bir çalışma dahi yapılmadı.

Çoğunluğu haber ve propaganda filmi bile olsa II. Dünya savaşı sırası ve sonrasında, dünyada çok sayıda belgesel film yapıldığını görüyoruz. Ancak savaştan uzak kalan Türkiye, belgesel yapımından da uzak kalmıştır.

1950 yılında Kore Savaşına katılan Türkiye, 14 yıl sonra ilk belgesel filmi gerçekleştirmiştir. Seyfi Havaeri’nin Halk Film adına çektiği ve Kore’deki Türk askerlerini anlatan “Kore Gazileri” aslı bu belgeseli, yine aynı şirket adına Kenan Enginsoy’un çektiği “Mehmetçik Kore’de” ve “Kore’de Türk Kahramanları”
adlı diğerleri izlemiştir.
Aynı yıl, Istanbul’un fethinin 500. Yılı için Atlas Film “İstanbul’un Fethinin 500. Yılı Töreni” filmini piyasaya çıkarmıştır. 3 yıllık bir aradan sonra, Türk sinema tarihinde sanatsal yönü ağır basan, gerçek anlamda bir film çekildiğini görüyoruz. İlhan Arakon’un renkli olarak çektiği “Bir Şehrin Hikayesi” adlı çalışmada Bizans’tan bu yana İstanbul’un tarihi özetlenip, çeşitli yönleri tanıtılıyordu. 1954 yılında gerçekleştirilen ikinci film ise “Atatürk Sevgisi” adlı, çok zengin görüntü malzemesiyle hazırlanan ancak belgesel bir nitelik taşımayan bir çalışmaydı.

1956 yılından itibaren İstanbul Üniversitesi Film merkezi faaliyete geçerek, Edebiyat fakültesi Sanat tarihi bölümünden bir grup bilim adamı, ilk çağlardan günümüze Anadolu uygarlıklarını ele alıp tanıtmak üzere belgesel film yapmaya başlamışlardır. İki bilim adamı, bilimsel olduğu kadar sanatsal kaygılar güden belgeseller yaparak ilk kez Türkiye’de bu anlamda bir çalışmaya imza atmışlardır. Bu yönetmenlerin çektiği 1956 tarihli “Hitit Güneşi”, o yılki Berlin Film Festivali belgesel dalında Gümüş Ayı ödülünü kazandı.
1960 yılında, üç yıl süreyle çalışmalarını durduran İstanbul Üniversitesi Film merkezi 1963 yılından başlayarak 1973 yılına kadar çalışmalarını sürdürdü. Bu süre içinde 1956-1960 arası 7, 1963-1973 arası 11olmak üzere toplam 18 belgesel film çekildi.

Aynı yıllarda Eczacıbaşı Fabrikaları, Yapı Kredi Bankası ile Türkiye Turing ve Otomobil Kurumu çeşitli belgesel filmlerin yapımcılığını üstlendi. Bunların içinde Türkiye Turing ve Otomobil Kurumu’nun 1974-84 yılları arasında, Suha Arın ile yapılanlar kayda değer çalışmalardır.
Ayrıca M.E.B Film Radyo ve Televizyonla Eğitim Merkezi (FRTEM), TRT ve Turizm Bakanlığı ilgi alanlarına girecek şekilde belgesel filmler yapmış ya da yaptırtmıştır.

Bu dönemlerde Lütfi Ömer Akad, Güner Sarıoğlu, Sezer Tansuğ, Artun Yeres, Ali Habip Özgentürk, Behlül Dal, Nesli Çölgeçen gibi yönetmenler çok sayıda belgesel üretmiştir. Bunlara eklenecek en önemli ad kuşkusuz Süha Arın’dır. 1964-86 yılları arasında toplam 26 filmin yönetmenliğini yapan Süha Arın, sinemanın başka bir türüne geçmeden bu çalışmalarını 32 yıl boyunca sürdürmüştür. Adını 1974 yılında yaptığı “Hattiler’den Hititler’e” adlı belgeselle duyuran ve yaptığı filmlerle yurt içi ve dışında çok sayıda ödüller kazanan Süha Arın’ın belli başlı belgeselleri şunlardır: “Midas’ın Dünyası” 1975, “Safranbolu’da zaman” (1977),
“Urartu’nun İki Mevsimi” 1977, “İstanbul’un Çağırdığı Su” 1977, “Likya’nın Sönmeyen Ateşi 1-2” 1978, “Yörük Elif” 1979, “Tahtacı fatma” 1979, “40,000 Adım” 1980, “Kula’da Üç Gün” 1983, “Kariye” 1984, “Anadolu’da Konutun Öyküsü 1-2” 1984, “Camın Teri” 1985.

Bunlardan TRT adına çektiği “Yörük Elif” filmi TRT tarafından sakıncalı bulunarak negatifleri bir daha ortaya çıkmamak üzere kaybolmuştur. Yine Türkiye Şişe ve Cam Fabrikaları A.Ş’nin kuruluşunun 50. Yılı için, bu kuruluş tarafından hazırlatılan “Camın Teri” filmi de yönetimce “sakıncalı” bulunarak gösterime
sokulmamıştır.

1914 yılından bu yana süregelen sinema serüveni içinde, belgesel sinemamızın bir kaç girişim dışında her türlü destekten yoksun olduğu ortadadır. Belgesel sineman ın yurt içinde şansı hemen hemen hiç yok denecek kadar azdır. Bu nedenle de amatör çalışmalar ön plana çıkmaktadır. Devletin sinemaya bakışı bellidir. Kimi devlet kurumlarınca finanse edilen yapımlar ise, bırakın belgesel olmayı bir propaganda filmi olmaktan bile
uzaktır. Kaldı ki sinema yasay, sansür vb. uygulamalar ile devlet geliştirici değil, engelleyici bir yapıya sahiptir.

Özerk yapısı elinden alınıp, hükümetlerin bir müdürlüğü durumuna düşen TRT ile yine YÖK yasası nedeniyle kısılıp kalmış olan Yüksek Öğrenim kurumları da bu alanda etkili olamamaktadır. Bu nedenle eldeki olanakların birleştirilerek, bireysel çabaların dışına çıkılmasıyla bir şeyler yapmanın zamanı gelmişte geçiyor gibi görünmektedir.

About these ads

Entry filed under: - Belgesel Sinema, Kamera Arkası. Tags: .

Belgesel Sinema Tarihi C. METZ’İN “GÖSTERGEBİLİMSEL PSİKANALİTİK” YAKLAŞIMI İLE BİR FİLM ÇÖZÜMLEME DENEMESİ: “BEZ BEBEK”

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Trackback this post  |  Subscribe to the comments via RSS Feed


Kategoriler

Son Yorumlar

asinema on Sözlerin Ötesinde

Blog Stats

  • 164,222 hits

Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

%d blogcu bunu beğendi: